
Baykuşlardaki "görüş derinliği", bütün yırtıcı kuşlarda bulunur. Ancak, hiçbir kuş bu konuda baykuş kadar iyi donanımlı değildir. Baykuşların bazı türleri, görüş alanlarını genişletmek için, başlarını 1800 döndürüp tam arkalarını görebilecek bir yapıya sahiptirler. Bu kolaylık, baykuşların sadece yırtıcı hayvanlardan korunmalarını değil, aynı zamanda avlarının yerini doğru saptamalarını da sağlar. Baykuş gözlerinin belki de en olağanüstü özelliği büyüklükleridir. Yüzün büyük bir kısmını kaplayan bu kocaman gözler birbirlerinden çok ince bir kemikle ayrılmıştır. Bunun sonucu olarak, göz boşluğuna sıkıca yerleşen gözler, göz kasları için hemen hemen hiç yer bırakmazlar. Birçok baykuşun gözü yerinden oynamadığından bu kuşlar değişik yönlere dönmek için oldukça esnek olan boyunlarını kullanırlar.
Görsel Bilim ve Teknik Ans., Cilt 3, s.782
25 Ekim 2007 Perşembe
Hayvanları Tanıyalım BAYKUŞ
Gönderen İsteğe Bağlı AdınızHayvanları Tanıyalım FİL
Gönderen İsteğe Bağlı Adınız
Filler çok iri bir cüsseye sahip oldukları için vücutlarını serin tutma konusunda bazı problemler yaşarlar. Bu yüzden çok büyük olan kulaklarını fan olarak kullanırlar ve serinlemeye çalışırlar. Ayrıca kulakları vücutlarında büyük bir yer kapladığı için buradan ısının vücut dışına çıkması da kolay olur.
Fillerin hortumu 50 bin kasla çevrilidir ve gerektiğinde hortum kasılır ve tonlarca ağırlıktaki cisimleri bile kolaylıkla iter. Bu hortum aynı zamanda küçük bezelye tohumlarını kopararak ağzında patlatma gibi çok fazla incelik ve hassasiyet gerektiren bir işlemi yapabilme kabiliyetine de sahiptir. Birçok yönden işlevsel olan aynı zamanda uzun bir parmak, borazan veya hoparlör olarak da kullanılan bu organ, su içebilmesi veya vücudunun üstüne su püskürtebilmesi için 4 litre suyu tutma kabiliyetine de sahiptir.
Richard Dawkins, Climbing Mount Improbable, s.92
Koyunlar ve Kuzular
Gönderen İsteğe Bağlı Adınız
Koyunlar çok sakin hayvanlardır. Hiçbir şey onları çileden çıkartamaz. Bu, onlara büyük büyük büyükanne ve büyük büyük büyükdedelerinden kalan bir özellik ve mirastır. Üstelik koyunlar sadece yün ve süt kaynağı değil, aynı zamanda flora, yani bitkisel örtüye bir nevi bakım uygulayan çok yararlı hayvanlardır. Gezerken toynakları ile geçtikleri yerleri düzleştirir, büyüyen bitkileri kemirir, kısacası doğanın, dengesini sağlamasına katkıda bulunurlar.
Doymak bilmeyen minik kuzular
İnsanlar 9000 yıldır koyunlara evcil bir hayvan gibi bakıp onlardan yararlanıyor. İlginçtir ki, bu hayvanlara sadece insanlar değil, arılar da minnetar. Hatta arıların koyunlara hayran oldukları bile söylenebilir. Bu hayranlık ve minnet duygusu aslında boşuna değil. Çünkü koyunlar karınlarını doyurmak uğruna her çalıya, her bitkiye ulaşmak için toynaklarıyla, arıların en büyük düşmanları olan örümceklerin dantel gibi işlenmiş ağlarını, yani arı ve sinek tuzaklarını bozuyor.
Minik kuzular şubat sonu, mart başı gibi dünyaya geliyor. Anne koyunlar miniklerinin iyi beslenmesine çok dikkat ediyor ve sevimli yavrularını günde yaklaşık 15 kez emziriyor. Açlıklarını ve seviçlerini "meee, mee" diye tatlı sesleriyle belli eden, zıplamayı çok seven kuzular, sürekli şefkatli annelerinin gözetimi
altında bulunuyor.
Anne Pandaların Özenli Bakımı
Gönderen İsteğe Bağlı Adınız
"Bambu ayısı"
Diğer bir adı bambu ayısı olan çocuğun ağırlığı neredeyse 120 kilo civarında. Panda gününün büyük bir bölümünü bambu yemekle geçirir. Panda bu oburluğun ve seçiciliğin kurbanı sayılır: Çok sevdiği bambuyu yiyebilmek için Çin’den başka bir yere gitmediklerinden, ne yazık ki nesilleri tükenmek üzere. Bugün dünyada halen yaklaşık 1000 adet panda var.
Pandalar çok tembel hayvanlardır. Panda karnını doyurmak için günde 40 kg kadar bambu yemek zorunda. Dişleri bambunun sert kabuklarına uygun olarak sağlam ve keskin. Yine de bu uğraş yaklaşık 14, hatta 15-16 saatini alıyor. Hayvanat bahçelerinde yaşayan pandalar, doğal ortamlarında yaşayan pandalara göre çok daha farklı beslenebiliyorlar. Örneğin çikolata, meyve ve hatta tavuk bile yiyebiliyorlar.
Yemek yemediği zamanlar panda sürekli uyur. Uyumadığında ise hiç acelesi yoktur ve çok yavaş hareket eder. Düşmanları kovaladığında bile paçasını kurtarır kurtarmaz ilk gördüğü ağaca atlar ve uykusuna veya yemeğine kaldığı yerden devam eder.
Araştırmalar yetersiz
Pandalar üzerinde araştırma yapmak çok zor.
Dolayısıyla onlar hakkında çok az bilgi var. Kış uykusuna yatıp yatmadıkları bile bugün kesin olarak bilinmiyor. Nesilleri tükenmek üzere olduğundan bu değerli hayvanlar koruma altında. Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) pandaların nesillerinin tükenmesini engellemek için çalışmalarına devam ediyor.
